Istanbul Maratonu 2013

Malum benim antrenmanlar 5:30 6:30 pacelerde gezer. GPSli saat kullanmam. Hızlı yarışlarda hissettiğime göre koşar finishte pace hesabı yapınca afallayıp kalırım. Elimde referans alabileceğim bir asfalt koşum yoktu. Bu yüzden 42K hakkında tahminde bulunamıyor, kaç pacelerle başlamam gerektiğini bilmiyordum.

images
Bu yarışta Bahadır Garmin’ini bana vermişti. 5′ 5’10″ pacelerle başlarım diye düşünmüştüm. Ancak koşu başladıktan sonra saatte 4’40″ lar görüyordum.
Ama o kadar rahattım ki 5′e yavaşlayamazdım.Garmin’in yanlış ölçtüğünü bile düşündüm. Geçen sene aynı yerlerden 4:40 pacele koşarken hissettiklerimi hatırlıyordum ve fark garip geliyordu
Bu arada starttan beri ihtiyaç halim vardı. Ve kıyafetlerimi giyip çıkarmak biraz zordu :/ Ertele ertele 13K civarı 50″lık bir mola verdim.
17. Kmde sağa dönmeden evvel yolun diğer tarafında Annemi gördüm ^_^ o beni görmedi.. bariyerlere gidip anneme seslendim. Anneee! anneee!! Benim için çok güzel bir andı.Annemi görme şansını ucundan yakalmıştım.
17-20 arasındaki tırmanış kısmında nabzımla çok oynamamaya çalıştım. Bu yüzden düşük pace ile koşmama müsade ettim. Bu kısımda su toplamasın diye ayak tabanıma yapıştırdığım bantın su toplatacağını iyice hissediyordum. Ama çorabı çıkarmak çok vakit kaybettirirdi. Unutmaya karar verdim.Başardım.
Kendi saatime göre 21km’den (parkurdaki 21 km değildi) 1:40′ta geçtim. Daha önce en iyi 1:45 YM koşmuştum (14 ay önce). 1:40 tan bu kadar konforlu geçmek surpriz oldu. 21 km’den sonra, düz yolda tempo koruma kısmı işin zor kısmıydı. Geçen aydan beri kimselere söylememeye gayret ettiğim bir diz sorunum var. Perşembe sabahı da işe giderken kalça ekleminde krampa benzer bir acı oluştu. Hafif aksak basarak işe gittim. Koşunun başından beri buralarda kıpırtı vardı ancak 21 km’den sonra acı artmıştı. Bir tane ağrı kesicim vardı ve onu 35 km’den sonra etkili olacak şekilde saklamaya karar verdim. Bir süredir sürekli saatine bakan bir kızla önlü arkalı gidiyorduk. Kız powerrade içerken fazla yavaşladı geride kaldı.
28.6 daki dönüşten sonra tempo korumak iyice zorlaştı. Tabi ki yorgunluk da vardı ama bence eksiklik psikolojikti, alışık olmamaktı. Ve korku. Dizdeki acıya bir şekilde katlanılırdı da kalçadaki kramp koşturtmayacak duruma gelir mi bilmiyordum
Olumsuza odaklanmama ile kendine zarar vermeme arasında kararsız kaldım. Odaklanmamayı başarırdım. Ama korkuyordum da. İyice yavaşlamıştım ki arkadan bir grup geldi. Şu powerrade içerken yavaşlayan kız da onlarlaydı. Gruptan kopmamaya karar verdim. bir iki kilometre beraber koştuk. Grup dağıldı. Ben kızı bırakmadım. 5:05 5:02 pacelerle gidiyorduk.
32.K da 5:00 pacele devam etsem yalnızca 50′ kaldığını düşündüm.
35.K da yalnızca 7K kaldığını düşünerek niyeti bozdum. Kızı bıraktım.
36. K da yalnızca 1 tur neşet kaldığını düşündüm (bunu hep düşünürüm)
Paceimi 5′in altına doğru çekmeye başladım. Saatte 4:45-42ler gördüm.
Uzun yarışlarda temkinli gidip son kilometrelerde tempolu gitmek sevdiğim birşey. Yine bunu yapabildiğim için çok mutlu oldum :) Her zaman yaptığımı yapıyordum.
Gülhaneyi rahat çıktım. Çıkışa gelirken kulaklıkları çıkardım. Etraftan gelecek sesleri dinlemek istedim. İyi ki de çıkarmışım. Gülhane çıkışından son 200′e kadar olan 300 m kadarlık yer en zor kısımdı. Ama tanıdıklar harikaydı.. Sonra bitti..

3:28′e gelince. Bazılarınız “o kadar ultra koştuktan sonra maraton koşarsın tabi” diyebilir. Bunlar ultra koşmayanlar olacaktır:) Asfalt maratonu için asfalt maratonu antrenmanı yapmak gerekiyor.
21-36 K arası zorlanmam maraton antrenmanı yapmamamdan kaynaklanıyor. Hiçbir zaman Maraton programı yapmayı düşünmüyorum. Ama bir sonraki maratondan önce caddebostanda 5 pace ile 25 30K antrenmanı muhakkak yapacağım. Eğer yapmış olsaydım sonuç biraz daha farklı olurdu.
Ultraların en büyük faydası “alt tarafı üç buçuk saat koşacağız”, “alt tarafı bir saat kaldı” gibi düşünebilmekti. 42K gerçekten uzun değildi. 42 30+12 idi..
Bu koşuda vücudumu gıdasız bırakmadım ve jel tükettim. Sanırım uzun koşulara tekrar bal ile devam edeceğim. Mineral kısmını nasıl çözerim bilmiyorum. Özellikle çok etaplı bir maratona katılacak olursam jelleri dikkatli kullanmalıyım çünkü bağırsaklarımı bozuyorlar. :/

Bence yediğin içtiğin-ayağını nasıl bantladığın- kıyafet seçiminden kendi sınırlarını bilmeye kadar hepsi bir maratonun puan vericisidir.
Bu yüzden yok dizim acıdı, ayakkabı seçimim yanlışmış, elektrolitlerimi doğru ayarlayamadım mazeretlerinin bir anlamı yok. Bunları ayarlamak da kendi becerin.

Finishe gelmeden yamulacağın derecelere kalkışmamalısın. Bu iddiam çok sert gelmiş olabilir, ama bence ne demek istediğimi anlıyorsunuz.
Ve ben 3:28:04 koştum 3:28:03 ya da 3:28:05 değil.
Marathonu daha iyi bir derecede bitirecek gücüm var.3:28:04 yapabileceğimin en iyisi değildi.Dün koşu bittiğinde ben bitmemiştim. Dediğim gibi birkaç uzun asfalt antrenmanı yaparsam bir sonraki maratonda fark edeceğini düşünüyorum.

Açıklanan resmi sonuçları 5 km’lik ara zamanlar olarak baklınca aşağıdaki gibi bir sonuç çıkıyor. 13K da 50 saniyelik bir ihtiyaç molam var. Pace düşmüş. 36K dan Gülhane kapısına kadar atak yaptım.

5K 23:52 4:46
10K 23:34 4:43
15K 24:52 4:58
20K 24:23 4:52
25K 24:37 4:54
30K 24:59 5:00
35K 25:48 5:10
40K 24:50 4:58
42,2K 11:14 5:00

3:28:04 resmi sonuç

Advertisements

One thought on “Istanbul Maratonu 2013

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s